Erken Kaybedenler – Emrah Serbes ( sonunda T yok.. )

Gönderen gündem_abla 29 Aralık 2012 Cumartesi


Behzat Ç. dizisiyle tüm Türkiye’nin adını öğrendiği Emrah Serbes’in ilk öykü kitabı olarak kayıtlara geçen Erken Kaybedenler, 8 farklı erkek çocuğunun birbirinden keyifli, keyifli olduğu kadar da düşündürücü hikayelerine ufak bir bakış atıyor.


Kitaptaki her hikaye, yaşları 8 ile 17 arasında değişen erkeklerin hayatlarındaki belli bir zamanı anlatıyor. Bahsettiğim bu belli bir zamanı kimisi anneannesiyle banka kuyruğunu beklerken kimisi de babasının isteği üzerine bir omuzunda tüp,diğer omuzunda damacana su taşıyarak geçiriyor. Ama işler öyle kuyruk beklemek ya da su taşımak kadar kolay olmuyor.. Kitabı okudukça bu karakterlerin iç dünyalarına giriyor, girdikçe o kuyruk beklemenin ne kadar önemli olduğunu, omuzda taşınan o suyun yükünün damacanın kendi ağırlığından daha ağır olduğunu ya da yanmayan bir lambanın içinizde yarattığı boşluğu anlayabiliyorsunuz.. Bu iki örnek sadece iki hikayeden alıntı, diğer altı hikayede daha neler var varın gerisini siz düşünün...

Yaş,cinsiyet ayırt etmeyen "hayat" gene oynamış oyunlarını,açmış yaralarını lakin bu yaralara rağmen ayakta durmaya, hayatlarına tutunmaya çalışmış bu küçük erkeklerin hikayesi Erken Kaybedenler... Belirtmeden geçmeyelim; evet kaybetmişler ama ayaktalar dedik.. Emrah Serbes, karakterlerin olaylara karşı dik duruşlarını ve çevresinde olan biten gelişmeleri öyle güzel betimliyor ki zaman zaman yüzünüzde bir tebessüm oluşuveriyor.

Mutlaka okumanızı tavsiye ederim...

Kitaptan ufak bir kısmı da paylaşmadan geçemicem ;

“Apartmanın girişindeki lambayı sen mi kırdın Bülent?”
“Hangisini?”
“Otomatik yanan, sensörlü lamba.”
“Hayır.”
“Komşu görmüş, yalan söyleme. Süpürge sapıyla kırmışsın dün gece.”
Önüme baktım.
“Neden kırdın?”
Cevap yok.
“Hasta mısın evladım? Söyle bana, neyin var, neden kırdın lambayı, yapma böyle…”
“Kırdımsa kırdım, ne olacak! Çok mu değerliymiş?”
“Lamba senden değerli mi evladım, lambanın amına koyayım, lamba kim? Yöneticiye de dedim. Lambanızı sikeyim, kaç paraysa veririz. Sen değerlisin benim için.”
“Beni görünce yanmıyordu baba.”
“Nasıl ya?”
“Görmezden geliyordu, yanmıyordu. Kaç sefer yok saydı beni.”
“E beni görünce de yanmıyordu bazen, böyle el sallayacaksın havaya doğru, o zaman yanıyor.”
“Hadi ya! Sahiden mi?”
“Evet. Ucuzundan takmışlar. Bizimle bir alakası yok.”
Babama sarıldım yıllar sonra.”

Erken Kaybedenler (S: 143)





0 yorum

Yorum Gönder

Blogumulus by Roy Tanck and Amanda FazaniInstalled by CahayaBiru.com

Followers

About Me